Anasayfa ·  Fikir Meydanı ·  Haberler ·  İçerik ·  Müzik - Ezgi ·  Video Arşivi ·  Kan Bankası ·  İletişim ·  Ziyaretçi Defteri ·  Hesabınız ·  Reklam Verin
İl Başkanımızdan

AHMET AYGEN


Röportajları
Köşe Yazıları
Basın Açıklamaları

Ana Menü
 
 Haberler
 Haber Ekle
 HaberArşivi
 Konular
 İÇERİK
 Anketler
 Kan Bankasi
 Fikir Meydanı
 Videolar
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Müzik / Ezgi
 Ara ve Bul
 Misyonumuz
 Vizyonumuz
 
 Abdestin Önemi
 Abdestin Sünnetleri
 Abdesti Bozan Şeyler
 Dini Sualler
 Efendimizin Duaları
 Efendimiz
 Peygamberler
 Sonpeygamber
 Sevgili Peygamberim
 Kuran ve Bilim
 Teyemmum
 Çocuğun Edebi
 İsimler
 Kadin
 Kadınlığın Mazisi
 Namaza Hazırlık
 Özür Sahibi Olmak
 Selçuklu Sultanları
 Osmanlı Padişahları
 Türk Ordusu
 Eski Turk Devletleri
 İlmihal
 
 Hesabınız
 Özel Mesajlar
 Destek
 YazıcıDesteği
 Sohbet Et
 
 Duyurular
 EtkinlikTakvimi
 İletişim
 Site Haritası
 Siteniz İçinYeni!
 
 Dosyalar
 
 Siteyi Öner
 Ziyaretçi Defteri
 Reklam VerinYeni!
En Çok Satanlar
KAN UYKUSU
Serdar AKİNAN
Faaliyetlerimiz
Ana Sayfa
Gıyabi Cenaze Namazı
Filistin'e Destek
Şehitlik Ziyareti
İlhan Sapmaz Ziyareti
ErzurumSpor Ziyareti
12Eylül Mevlid
Genel Başkanımızın Erzurum Ziyareti
Çeçenlere Destek
Öğretmenler Günü
Trabzon Devir Teslim
Gençlik Şöleni
18Mart Çanakkale Zaferi
Nevruz Kutlaması
Liderin Erzurum Ziyareti
Erzincan Devir Teslim
İl Başkanları Toplantısı
Kerkük Mitingi
Kermes
İçerik Kategorileri
 Tüm Kategoriler
 Biyografi
 Kuran İslam ve Bilim
 Tasavvuf
Yazılar
Toplam Yazı: 37
Toplam Kategori: 7
Toplam Okuma: 20493


 Peygamber Efendimizi..
 Peygamber Efendimizi..
 Peygamber Efendimizi..
 Bayram..
 FİTRE (Fıtır Sadakas..
 Kadir Gecesi..
 İTİKÂF..
 TERAVİH NAMAZI..
 Ramazan Ayı..
 Ramazan ve Oruç..

 Kadir Gecesi..
 Peygamber Efendimizi..
 Peygamber Efendimizi..
 Peygamber Efendimizi..
 Osman Yüksel..
 FİTRE (Fıtır Sadakas..
 Tasavvufun Geneliyle..
 Fatih Sultan Mehmed..
 Bayram..
 Ramazan Ayı..
Üye Olun
Üyelik Ücretsizdir.
Kullanıcı Adı 
İsminiz
E-mail
 
Tekrar Mail
Şifreniz

Şifre Tekrar

Etkinlik Takvimi
Kasım 2008
  1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30  

Önemli Günler
Kültür & Sanat
Konferanslar
Konserler
Seminerler
Toplantilar
Yeni Etkinlik Ekle Yeni Etkinlik Ekle
Haberler
· BBP 7. BÜYÜK KURULTAYI[ 0 yorum - 63 okuma ]
· BBP 7. BÜYÜK KURULTAYI[ 0 yorum - 58 okuma ]
· Arkadaşımızın Acılı Günü[ 1 yorum - 90 okuma ]
· DTP Kürtlerin değil, PKK'nın temsilcisi oldu[ 0 yorum - 38 okuma ]
· Dağlıca baskını aydınlatılabilseydi Aktütün'de yaşananlar engellenirdi[ 0 yorum - 33 okuma ]

[ Devamı Haberler Bölümünde ]
Günün Haberi
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

KADIN 

Insanin disisi. Erkegin esi. Disi'nin eriskin olani.

Islâm'da erkekle kadin bir bütünün parçalaridir. Biri digeri için vazgeçilmez hayat arkadasidir. Ibadet ve muamelelerde cinsiyet ayriligindan dogan önemsiz bazi farklar disinda, dinî görev ve sorumluluklarda kadin-erkek esitligi esastir. Islâm'in gelisinden önce toplumda hak ettigi yeri alamayan kadin, Islamiyet'le insana yakisir haklara sahip olmustur. Kadinin durumundaki bu önemli degisikligi bizzat Kur'ân-i Kerîm getirmis ve Hz. Peygamber bunu tamamlamistir.

Hz. Peygamber'e ilk inanan, baska bir deyimle ilk müslüman olan Hz. Hatice'dir. Ilk Islâm kadinlari Mekke ve Medine'de agir ve büyük hizmetleri yüklenmekten kaçinmamislar, askerî ve siyasî islerde erkeklere yardimci olmuslar, hemsirelik meslegini ilk defa kurarak, yarali mücahidleri tedavi etmek, su tasiyip içirmek, yaralarini sarmak ve hatta yaralilari Medine'ye kadar tasimak gibi fedakârliklarda bulunmuslardir. Mücahidlerin yaninda onlara destek ve cesaret veren bu hanimlarin kahramanliklari hadis mecmualarinda kaydedilmektedir.

Kadinlara karsi iyi davranmak, tatli ve yumusak dille konusmak, kaba ve sert hareket etmemek Allah Rasûlünün ahlâkindandir. O söyle buyurmustur:
"Dikkat ediniz, sizin kadinlariniz üzerinde, kadinlarinizin da sizin üzerinizde haklari vardir. Kadinlarin, üzerinizde olan hakki günün sartlarina göre onlarin yiyecek ve giyeceklerini saglamanizdir" (1)
"Sizin en hayirliniz kadinlarina karsi huyu en iyi olanlarinizdir. Ben de aileme karsi en hayirli olaninizim" (2)
"Kadinlariniz hakkinda Allah'tan korkunuz. Süphesiz, onlar sizin yaninizda yardimcilarinizdir. Onlari Allah'in emâneti olarak aldiniz ve cinsiyet uzuvlariniz Allah'in kelimesi ile helâl edindiniz" (3)

Hz. Peygamber evlenilecek bir kadinda aranacak vasiflari söyle belirlemistir:
"Bir kadinla dört özelligi için evlenilir; Mali, asaleti, güzelligi ve dindarligi. Sen dindar olani tercih et" (4)

Ana-babaya itaat etmek, iyilik yapmak, sefkat ve merhamet göstermek, tatli ve yumusak davranmak gibi hususlar âyet ve hadislerle emir buyurulmustur. Kur'ân-i Kerîm'de söyle buyurulur: "Rabbin, yalniz kendisine kulluk etmenizi, ana ve babaya iyilik etmeyi emir buyurmustur. Eger onlardan biri veya her ikisi senin yaninda ihtiyarlarsa, onlara öf bile deme, onlari azarlama, onlara güzel ve tatli söz söyle. Onlara merhametle tevazu kanatlarini indir. Onlar için,
"Rabbim onlar beni küçüklügümde yetistirirken nasil merhametli davrandilarsa, sen de onlara öylece merhamet eyle" diye dua et" (Isrâ, 17/23, 24).

Hz. Peygamber en çok kime saygi, sefkat ve baglilik göstermek gerektigini soran bir sahabiye "anana" diye cevap vermistir. Bu soru üç defa tekrar edilmis, üçünde de ayni cevabi vermis, ondan sonra kime sorusuna ise, "babana" demislerdir. (5) Anne müslüman olmasa bile, çocuklari üzerindeki sayginligini korumaktadir.

Buna su hadiseyi örnek gösterebiliriz. Hz. Ebû Bekr'in kizi Esma'nin, babasindan bosanmis ve müsrik olarak kalmis annesi, bir gün kizini görmeye gelmisti. Esma, Hz. Peygamber'e, 'Müsrik olan annem' bana geldi. Onunla görüseyim mi?" dedi. Hz. Peygamber, "annenle görüs" buyurdu. (6)
 Baska bir hadiste;
"Cennet annelerin ayaklari altindadir" buyurulur. (7)

Bu duruma göre, Islâm'da anneligin yeri, degeri ve serefi çok yüksektir. Ebeveyne itaatsizlik sirkten sonra en büyük günah sayilmis, bunun kapsami sadece "Allah'a isyanda kula itaat yoktur" prensibi ile sinirlandirilmistir (8). Annelerin çocuklarina karsi olan, sefkatinin ne derece büyük oldugunu göstermek üzere, Hz. Peygamber, Hz. Süleyman devrinde cereyan eden bir olayi söyle anlatmistir:
Iki kadinin birer oglu vardi. Birisini kurt alip götürdü. Bunun üzerine her iki kadin birbirine "seninkini götürdü" dedi; sonuçta, her ikisi meselenin çözümü için Hz. Dâvud'a basvurdular. Hz. Dâvud, büyük kadinin lehine hüküm verince, küçük kadin memnun olmadi ve ihtilafli meseleyi bir kere de Hz. Dâvud'un oglu Hz. Süleyman'a arz etmek için huzura çiktilar. Hz. Süleyman: "Bana bir biçak getirin ki çocugu ikiye bölüp aralarinda taksim edeyim", deyince, küçük kadin dehsete kapilip, "aman yapma, Allah sana merhamet etsin, çocuk onundur" dedi. Bunun üzerine Hz. Süleyman sag kalan çocugu küçük kadina verdi. (9)

Hz. Peygamber devrinde kadin sahabîler ilme büyük katkida bulunmuslardir. Allah Rasûlü'nün kizi Hz. Fatima duygulu bir sâir oldugu gibi Hz. Peygamber'in bazi hadislerini de rivâyet etmistir (10). Hadis rivâyet eden kadin sahabilerin sayisi çoktur.

Bazilari sunlardir: Ümmü Habibe binti Ebu Süfyan, Ümmü Abd, Esmâ binti Ebu Bekr, Zeyneb binti Cahs, Meymûne binti Hâris, Fâtima binti Kays, Dürre binti Ebi Leheb, Ümmü Haram binti Milhan vd. Bu son sahabi hanim Kibris'ta vefat etmis olup. Larnaka civarinda medfundur. Kibris müslümanlarinca türbesi bir ziyaret yeridir.(11)

Hz. Peygamber kadinlarin egitimine büyük önem vermistir. Kadinlar mescide geliyor, hadisleri dinliyorlardi. Umumî toplantilara katilir ve bayram namazlarinda da hazir bulunurlardi. Hz. Peygamber bayram hutbesini erkeklerin saflarina irad ettikten sonra, kadinlarin saflarina geçer, onlara da talim ederdi. Ancak hanimlar her zaman mescidde hazir bulunmadiklari için bir sahabî kadin Hz. Peygamber'e gelerek; "Ya Rasûlüllah, erkekler geliyor, senin sözünü dinliyorlar. Bizim için de bir gün tahsis et. O günde gelelim, Allah'in sana ögrettiklerini bize ögret" dedi. Hz. Peygamber de onlara haftada bir gün ve yer tahsis ederek orada toplanmalarini söyledi, belirlenen günde onlarin egitim ve ögretimleri ile mesgul oldu (12). Islâm özellikle Hz. Peygamber'in ailelerine mahrem meseleleri teblig etme görevini yüklemisti. Kur'ân-i Kerîm'de söyle buyurulur:
"Evlerinizde okunup duran Allah'in ayetlerini ve hikmeti hatirlatin ve nakledin" (el-Ahzâb, 33/34).

Sahabe hanimlarinin haya ve utanmasi dini konulari sorup ögrenmelerine bir engel degildi. Özellikle bir fikih ve hadis âlimi olan Hz. Aise'nin (ö. 58/677) bu konuda sayisiz hizmetleri olmustur. O, yalniz kadinlarin degil, sahâbe büyüklerinin bile bir çok meselede basvurduklari kimse idi (13). Hz. Aise, verdigi hüküm ve fetvalar bir cilde ulasan yedi sahabe müctehidinden (Fukaha-i seb'a) birisidir (14).
Urve b. Zübeyr (ö. 94/712)
"Fikih ilmini Hz. Aise'den daha iyi bilen kimse görmedim" der.(15)
Ebû Mûsa el-Es'ârî'de (ö. 44/664) söyle demistir:
"Muhammed'in ashabinin bize sordugu herhangi bir hadisin içinden çikamadigimizda onu Hz. Aise'ye sorardik ve onun yaninda sorulan hadise ait muhakkak bir seyler bulurduk".
Ibn Hazm (ö. 456/1064) sahabe devrinde yetisen hanim fakih ve hukukçular olarak su isimleri zikretmektedir: Ümmü Seleme, Ümmü Habîbe, Hafsa binti Ömer, Hz. Fâtima, Fâtima binti Kays, Esma binti Ebî Bekr, Havlâ binti Tüveyt, Ümmü Serîk, Sehle binti Süheyl, Ümmü Eymen, Âtike binti Zeyd, Ümmü'd-Derdâ, Zeyneb binti Ümmü Seleme ve Ümmü Yûsuf (16). Islâm tarihinde çesitli alanlarda büyük hizmet ve yararliliklar göstermis müslüman kadinlarin sayisi az degildir. Tefsîr, Hadîs Fikih, Tasavvuf, Siir, Hüsnühat, güzel sanatlar, çesitli hayir isleri vb. Islâm kadininin ilgi alanlari olmustur.

Sonuç olarak, Islâm kadinla erkek arasinda genel anlamda bir görev bölümü yapmis, kadina evin iç islerini, çocuklarin yetistirilmesini, ihtiyaç ve zaruret bulundugunda da disarida çalisma isini yükleyerek, onu kocasinin en yakin yardimcisi kilmistir. Koca, evin disinda agir isleri, esinin ve çocuklarinin yeme içme, barinma ve giyim ihtiyaçlarini karsilama görevini yüklenmistir. Erkege, bu malî ve ekonomik yükümlülüklerinin bir sonucu olarak mirasta, kiza göre fazla hak vermistir.