Alperen Ocakları Erzurum il Başkanlığıtarafından 12 Eylül münasebeti ile tüm şehitlerimizin ruhuna mevlidokutulmuştur.
Mevlid Görüntülerimiz Silindiğiİçin Yayınlayamıyoruz.

ERZURUMALPEREN OCAKLARI
12 EYLÜL BASIN BİLDİRİSİ
KARAEYLÜL
Bu ses yüreğini gönül ehli sultanlara bahş eylemiş Yunusların sesidir.
Bu ses kollarını mazlumlara kalkan etmiş Mevlanaların, Hacı Bektaşların sesidir.
Bu ses Bedirden Mohaça köprü kuran Alperenlerin sesidir.
Bu ses Resulullaha dost olma mertebesine erişmiş Ebubekir-i Sıddıkların, Ömer-i Farukların, Osman ve Alilerin sesidir.
Bu ses "Allah yolunda ölenlere ölü demeyin onlar diridirler" kelimetullahını kendisine şiar edinmişlerin sesidir.
Bu ses şehitlerin sesidir.
Bu ses ülkücülerin sesidir.
Bu sesin sahipleri, vatan sahibi olabilmek için devletin, devlet sahibi olabilmek için milletin, millet sahibi olabilmek için ailenin, aile sahibi olabilmek için ferdin mutlaka ama mutlaka olması gerektiğini bilen kimselerdir. Bu hasletlerin gerçekleştirilebilmesi içinde, köyünde toprağıyla uğraşanlar, tek öküzünün olmasını bahane etmeyip boyunduruğu kendi omuzlamış, okulunda öğrencilik yapan, fukaralığı bahane etmeden üç öğünlük yemeğini bir öğüne indirip, kaleminin mürekkebine kulak vermiş, memuru, az maaş darboğazını bahane etmeyip "işini bilme" rezaletine düşmeden fazla mesai yapmış, hatta işsizi dahi aç karnına taş bağlayarak "elhamdülillah" diyerek şükrünü yetirmiştir. Fazilet sahibi olabilmek için herkesten çok vatan, herkesten çok bayrak demenin gereği bilinciyle başını işinden kaldırmamıştır. Ancak ne var ki herkesi kendisi gibi gören bu insanların bir türlü yakası bırakılmamış ve bir türlü peşleri terk edilmemiştir. Niçin böyle bir şey yapılmıştır, sorusu daha sorulmadan, gücünü ve kuvvetini yine bu milletten ve bu milletin evlatlarından alan bir takım rütbe sahipleri mesnetsizce hareketlerini ve de anlamsız uygulamalarını sergileyerek cevaplamışlardır. Evet cevaplamışlardır, çünkü bu cevap, tüm insanlığın mide bozucusu siyonizm, tüm insan aleminin huzur bozucusu emperyalizm ve tüm insanların beyin bulandırıcısı komünizmin taleplerini yerine getirmekten başka bir şey değildi. Aksi takdirde, vatan diyince kendisinden daha önce atılan, bayrak diyince kendisinden daha önce ayağı kalkan, namus diyince kendisinden daha önce can feda eden, üstü eski ama yüreği temiz, pantolonu yamalı ama inancı bütün olan bu insanları Mamaklarda, C5 lerde, Yusufiyelerde, hücrelerde, tabutluklarda ve idam sehpalarında cezalandırmanın başka ne anlamı olabilirdi ki. Emperyalizme, siyonizme ve komünizme hizmet eden o kafalar, ülkeyi sözde karanlıklardan temizleme işine girişmişlerdi. Oysaki yargıda, sorguda, hukukta ve adalette uyguladıkları ikilikler ve adam kayırmalarla ülkeyi nasıl bir karanlığa sürüklediklerini görmezden gelmişlerdir. Zira aynı suç isnat edilen iki kişiden kendi yandaşçısına yağlı yemekler, yumuşak yataklar sunulurken, ülkü ve ülke sevdalısına yağlı urganlar ve sert kayalar reva görülmüştür. Ve yine ülkeyi aydınlığa çıkardıklarını savunan o kafalar, demokrasi tarihine kara leke olarak geçen gayrimeşru manevralarla devletin en üst makamlarında utanmadan otururken, devletin tek kuruşluk çıkarı için zindanları boylamayı göze alanların sigara parasına muhtaç kalmalarını görmezlikten gelerek ülkeyi nasıl karanlıklara gark ettiklerini yine görmezlikten gelmişlerdir. Ancak bu millet necip bir millettir. Bu millet Allah'a kul, Resulu Ekrem Efendimize ( s.a.v) ümmet olmayı her şeye yeğlemiş bir millettir. Bu davada bu milletin davasıdır. Elbette ki ne bu dava nede bu hareket ölmeyecektir. Bu millet çok badireler atlatmıştır. Böylesi kendi köpüğü altında kaybolup ezilen sularda da elbette boğulmayacaktır ve boğulmamıştır da. İşte bu gün burada toplanan bu Alperenler ve onların şahsında tüm inananlar, boğmak isteyenlere fırsat vermeyeceklerdir. Zalimin elindeki güç ve yetki ne olursa olsun, fırsat ne kadar büyük olursa olsun dün Mamaklarda, C5 lerde, Yusufiyelerde ve idam sehpalarında can verme pahasına o kirli emellere razı gelmeyenlerin yerini, bugün ellerinde kalemleri, koltuklarında kitapları ve kafalarında ülküleri olan bu yiğitler almıştır. Siz rahat uyuyun buluğ çağına girmeden kara toprağa giren yiğit erler, Alperenler. Ruhlarınız şad olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.
Bir değil bir milyon kerede 12 EYLÜL olsa bizler vardık, varız, var olacağız. Eylüllere rağmen
ERZURUM ALPEREN OCAKLARI
İL BAŞKANI
AHMET AYGEN